Kişisel Blog

İklim Değişikliğine Uyum Sağlamak İçin Şehirler Dönüşüyor

Şehirler, dünyada toprakların %3’ünden biraz fazlasını kaplamalarına rağmen karbon emisyonunun ve enerji tüketiminin çok büyük kısmından sorumlu alanlar. Küçük alanlarda çok sayıda insanın yaşaması nedeniyle tüketim arttığı gibi çevreye olan etki de artıyor. Bu da içinde bulunduğumuz küresel iklim krizinin daha da büyük bir sorun olmasına katkı sağlıyor.
 
Bu sorunu yani iklim krizinin etkilerini her geçen gün ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın birçok farklı noktasında görmemiz mümkün. Su kaynaklarının azalması ve kirlenmesi, hava kirliliği, enerji tüketimi, atık miktarının kontrol edilemez noktaya gelmesi, aşırı hava olayları, gıda krizi gibi somut örnekler bize gösteriyor ki şehirler önlem almazsa insanlığın geleceği tehdit altında. Öyle ki araştırmalara göre aşırı hava olayları, dünyanın karşılaşacağı en büyük riskler arasına çok kısa sürede girmiş durumda. Bu sorunu çözmek ya da en azından etkilerini hızla azaltmak için ise birçok ülkede şehirler özelinde çözüm projeleri geliştiriliyor.
 
Örneğin yakın zamanda hem yangın hem de sel felaketleriyle sarsılan Yunanistan’ın Atina şehrinde artan sıcaklıkların etkilerini azaltmak için su da sağlanan serin dinlenme alanları, sıcak saatlerde çalışanlar için uzun molalar verilebilecek mekanları, şehirlerde sıcak havayı kırmak için parklar ve ağaçlandırma faaliyetlerini kapsayan bir proje uygulanmaya çalışılıyor. Böylece insanların aşırı sıcaklara karşı korunması, şehrin serinletilmesi hedefleniyor.
 
Güney Asya’daki Tayland’da ise sıcak havalarda sınırları zorlayan enerji tüketimini azaltmak ve Bangkok’u serinletmek için kentsel yeşillendirme, ağaçlandırma, yeşil duvarlar ve yeşil çatılar teşvik ediliyor. Benzer şekilde Arjantin’de Buenos Aires’te de şehrin ağaçlandırılması, biyolojik koridorların ve yeşil çatıların oluşturulması, dikey bahçelerin artırılması için çalışmalar yapılıyor. Buna ek olarak yeni yapılarda güneşten korunma ve havalandırmanın zorunlu olması gibi şehircilik önlemleri de hayata geçiriliyor. Ayrıca Rosario kentinde ise kentsel tarım programı ile sel riski taşıyan bölgeler, sebze bahçeleri olarak belirlenmiş durumda.
 
Yeşil Çatılar, Serin Sokaklar
 
Bangladeş Dhaka’da ise yeşil çatılara, uzun ağaçlara ve sokak gölgelendirmelerine ek olarak yapılarda güneş ışınlarının etkisini azaltacak yansıtıcı boyalar da kullanılmaya başlanmış durumda. Sıcak havanın etkilerini azaltmak için de işçileri koruma altına alan bir sigorta çalışması yürütülüyor. Sierra Leone’de ise su krizine ve sıcak havaya karşı su kaynaklarına erişim, buharlaşmalı soğutma, serinletici gölgelikler sağlayan projelere ağırlık veriliyor.
 
Sıcak hava dalgalarından henüz çok etkilenmeyen Londra’da şimdiden ağaçlandırma, iç mekan soğutma, emisyonu azaltmak için ulaşım çözümleri geliştirme gibi çalışmalar yürütülürken aşırı hava olaylarıyla sık sık karşılaşan Avustralya Sidney’de ise serin çatılar, yeşil mimari, dikey bahçeler ve ağaçlandırma çalışmaları hız kazanmış durumda. ABD’de Los Angeles ve Miami bölgelerinde ise güneş ışığını yansıtan enerji tasarruflu çatıların zorunlu tutulmasından serin kaldırım ve durak projelerine, ağaçlandırma çalışmalarından açık havada çalışanların daha sık mola yapmasına kadar birçok çalışma yapılıyor.
 
Benzer uygulamaları Meksika’da Guadalajara ve Monterrey şehirlerinde görmek mümkün. Ek olarak karbon emisyonunu ve hava kirliliğini azaltmak için çeşitli günlerde yolların sadece yayalara ve bisikletlere açılması, bisiklet yollarının yaygınlaştırılması, ağaçlandırma çalışmalarının hızlandırılması, yeşil binaların tasarlanması öncelik kazanmış durumda. Hindistan’da ise Delhi başta olmak üzere birçok şehirde elektrikli otobüslerin sayısı hızla artarken iş ve okul saatlerinin düzenlenmesi, ağaç örtüsünün artırılması, serin çatıların yaygınlaştırılması çalışmaları devam ediyor.
 
Kısacası tüm ülkeler, şehirlerin iklim değişikliğine uyum sağlaması ve küresel iklim krizinin etkilerinin azaltılması için çeşitli çalışmalar yapıyor. Ülkemizde de benzerlerine rastladığımız bu uygulamalar yaygınlaştıkça ve yeşil mimari bir zorunluluk halini aldıkça daha etkili sonuçlarla karşılaşabilir, belki de şehirleri bekleyen riskleri ortadan kaldırabiliriz.
 
Girişimcilik
Şehircilik ve Çevre
İnovasyon