Kişisel Blog

Adalet ve Fırsat Eşitliği: İş Hayatında Meritokrasi Nedir?

Hayatın her alanında olduğu gibi iş alanında da farklı gruplar ve ortamlarda bazı insanlar diğerlerinden daha fazla öne çıkar. İş hayatında bu durum zaman zaman güçlü bir çevreden, bazen sosyo-kültürel donanımdan, bazen de sahip olunan yeteneklerden kaynaklanır. Her zaman dile getirilen ise yükselmek ve daha üst bir konuma gelmek için aslında liyakatin esas alınması gerektiğidir. İşte, meritokrasi de bunu ifade eder.
 
En temel haliyle “liyakate göre seçilmiş kişiler tarafından yönetilen bir topluluk” olarak yapılan meritokrasi tanımı, iş hayatında ise çalışanların yetenek ve performansa dayalı olarak öne çıkmaları anlamını taşır. Irk, cinsiyet, yaş, çevre gibi özelliklerden bağımsız olarak yetenekler ve bunun performansa yansımasının baz alınması sayesinde en çok çalışıp başaran kişiler öne çıkar.
 
İlk olarak Michael Young tarafından 20. yüzyılın ortalarında dile getirilen bu kavram, aslında geçmişte var olan ve bugün de gerekliliği bilinen bir düzeni temsil ediyor denilebilir. İş hayatında adalet ve fırsat eşitliği sağlamak için faydalı ve bireyden kaynaklanan niteliklere odaklanan meritokrasi, yönetim gücünün yetenek ve performansa dayalı olması ilkesiyle adaletli bir sistem olarak kabul edilebilir.
 
Üstelik yetenekleri koruma altına almanın çok önemli bir hale geldiği günümüz iş hayatında çalışan memnuniyeti ve performansın ödüllendirilmesi meritokrasi ile sağlanabilir. Yeteneklerinin ve performansının fark edildiğini bilen çalışanlar bu sayede elde tutulabilir, işletmelerin rekabet avantajı elde etmesi sağlanabilir.
 
İşe alma, görev verme, terfi ettirme ve ödüllendirme gibi tüm iş süreçlerinde bireyin sahip olduğu yetenekleri ve bunun eyleme dönmesini merkeze alarak fırsat eşitliği ve adalet sunar. Herkesi eşit olarak kabul eder ve becerilere göre statü sunar. Aynı şekilde herkesin görüşlerine başvurulmasını, fikir birliği olmasa bile görüşlerin dile getirilmesini sağlar.
 
Faydaları ve Zorlukları ile Meritokrasi
 
Meritokrasinin faydaları olmakla birlikte zorlukları olduğu da bir gerçek. Yararlarını tahmin etmek güç değil. Performans ve yetenek temel kriterler olduğu için çalışanlar performanslarını artırmaya ve yeni beceriler edinmeye odaklanır. Daha güçlü bir statü elde etmek için de rekabet ortaya çıkar. Yüksek motivasyon ve zorluklara karşı dayanıklılık da eklenince işletme için başarı da beraberinde gelir demek mümkün.
 
Meritokrasinin zorlukları da bir bakıma bu faydalarından doğuyor. Yetenek ve performans geçer akçe olduğu için yaş ya da işte geçirilen süre geri plana itilir. Bu da kurum kültürü, şirket hafızası gibi gerekliliklerin elde edilmesine engel olabilir. Ayrıca rekabetin miktarının artması da faydadan çok zarar getirebilir, çünkü aşırı agresif rekabet ile birlikte ekip ruhu ortadan kalkabilir. Buna ek olarak daima performansın ödüllendirilmesi ilkesi de huzursuzluk yaratabilir. Her çalışanın eşit şartlara sahip olduğu fikrinden yola çıkılsa da kişinin kontrolü dışındaki durumlar göz önünde bulundurulmadığı için memnuniyetsizliğe yol açabilir.
 
Tüm bunların dışında meritokrasinin ortaya çıkarabileceği durumlardan biri de yetenekli ve yüksek performans sunan çalışanların, bundan aldıkları güçle şirket içi kuralları ve sınırlarını tanımaması durumunun yaşanabilmesidir. İlk bakışta gerçekleşmesi zor bir ihtimal gibi görünse de övgü ve ödüllerin zaman zaman farklı hisleri ve davranışları da beraberinde getirdiği bir gerçek.
 
Ben tüm avantajlarını ve dezavantajlarını göz önünde bulundurarak meritokrasinin yüzde yüz uygulanmasının mümkün olmadığını, yetenek kadar tecrübe ve işte geçirilen yılların da değerlendirme yapılırken göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum. Böylece acımasız rekabet yerine faydalı rekabet elde edilebilir, kişilerin kontrolleri dışında gerçekleşen durumlar nedeniyle performanslarının dönemsel olarak düşmesi tolere edilebilir.
 
Ayrıca meritokrasi idealde herkesin aynı şartlarla yola çıktığını kabul etse de önyargılar ve duygular karar aşamasında asla tamamen ortadan kaldırılamıyor. Yani idealdeki meritokrasi ile gerçeklikteki meritokrasi arasında çeşitli farklar bulunuyor. Yine de iş hayatında başarısızlığı kaçınılmaz olarak getiren kayırmacılık, önyargı, cinsiyetçilik gibi kriterler meritokrasi ile ne kadar çok ortadan kaldırılırsa başarı o kadar daha kolay ulaşılabilir bir hedefe dönüşür.
 
Girişimcilik
Şehircilik ve Çevre
İnovasyon