Kişisel Blog Sitesi

Loft Mimari Bir Moda mı, Yoksa Daha Fazlası da Var mı?

Hemen her alanda olduğu gibi yapı sektöründe de ruhunu geçmişten alan trendlerle karşılaşmak mümkün. Bunu zaman zaman modada, zaman zaman sinemada ve diğer sanat dallarında görebiliyoruz. Geçmişten kopup gelen ve bugün inşaat sektöründeki trendler arasında yerini alan anlayış ise loft mimari. Birçok ülkede loft mimari örneklerine rastlanabiliyor. Peki, ama nedir bu loft mimari ve özellikleri nelerdir?

Loft kavramının ortaya çıkışı 19. yüzyılın ve iki dünya savaşının getirdiği endüstriyel dönüşümün bir sonucu olarak kabul edilebilir. Atölyelerden imalathanelere geçilmesinin ardından üretim ve talep arttıkça imalathaneler de yerlerini fabrikalara bırakmaya başladı. Sanayi bölgeleri şehirlerin başka bölgelerine taşınıp daha geniş alanları kapladıkça eski alanlar terk ediliyordu; bunun en fazla örneği ise ABD’de görülüyordu.

New Yorklu ünlü sanatçılar, atölye ve yaşam alanı olarak bu boş imalathanelere taşınmaya başladılar. Ressamlar, heykeltıraşlar ve diğer sanatçılar da bu boş ama geniş alanlara yönelmeye başlayınca bu akım yayılmaya başladı. Öyle ki farklı meslek gruplarından çok sayıda insan, bu yapıları atölye ve ev ya da iş yeri ve ev olarak kullanır hale geldi. Sanatçıların ortaya çıkardığı akım konut sorunu için bir çözüm olarak değerlendirilince eski imalathanelerin konutlara dönüştürülmesi fikri hayat buldu. Yani bir bakıma kentsel dönüşüm uygulandı ve küçük ama özgün tasarımlarla eski atölyeler yeni evlere dönüşür oldu. Bu da loft mimarinin bir modadan daha fazlası olduğunu, ihtiyaçlardan ortaya çıkmış pratik bir çözüm olarak kabul edilmesi gerektiğini gösteriyor.

ve özgün tasarım arayanlara bir seçenek olarak kendine geniş bir hareket alanı buldu. Loft mimarinin özellikleri de ortaya çıktığı alanların özelliklerini kapsar duruma geldi: Yüksek tavanlar, duvarlarla ayrılmayan geniş alanlar, duvarların içine gizlenmemiş tesisat boruları ve çoğu zaman sıvanmamış ya da boyanmamış duvarlar. İç tasarımlarındaki en büyük fark ise sanatçıların özgün dokunuşlarının neredeyse her “konutun” farklılaşmasını sağlamasıydı. 

Bugün bu özelliklerden bazıları değişmiş olsa da ana hatlarıyla loft mimari özellikleri bunlar:
 
  • Klasik anlamda odalar pek bulunmaz, mekanların farklı bölgeleri farklı kullanım alanlarına ayrılır.
  • Birçoğunda galeri katı olarak da adlandırılan asma kat bulunur.
  • Çoğu zaman binaların çatı katı ya da tavan arası bölümlerinde düzenlenirler.
  • Özellikle pencereler oldukça geniştir.
  • Tavanlar daima yüksektir ve büyük bir açık alan kullanımı sunarlar.

Loftlara rağbetin artması ve sakinlerinin profillerinin değişmesiyle beraber bulundukları bölgelerin sosyo-kültürel anlamda gösterdiği değişimler, şehirlerde bu bölgeleri cazibe merkezleri haline getirdi. Bu da yatırımcıları ve gayrimenkul sektörünün tüm aktörlerini loft mimari üzerine daha fazla odaklanmasını sağladı. Yine ABD örneği üzerinden gitmek gerekirse bu yönelimle birlikte klasik Amerikan mimarisinin popülerliğini kaybedip modern-loft yapılara olan talebin daha da arttığını görmek mümkün. Peki, Türkiye’de loft mimarinin tarihi nedir?


Türkiye’de endüstrileşme, ABD ile aynı zamanda ve aynı hızla yaşanmadığı için eski tip endüstri alanlarının varlığından çok söz edilemez. Çünkü küçük atölyelerden imalathanelere geçiş yerine doğrudan fabrikalara geçişin yaşanması, loft mimarinin gelişeceği alanların oluşmasının önüne geçmiş oldu. Ancak 2000’li yıllarla birlikte hızla gelişen gayrimenkul sektörü, modern loft mimari örneklerini hayatımızda yer edindirdi. Bugün farklı şehirlerde farklı tasarımlarda çeşitli loft mimari yapıları görmek mümkün.





Ege Yapı olarak Emlak Konut GYO iş birliğiyle İstanbul’un en köklü yerleşim yerlerinden biri olan Tarihi Yarımada’da geliştirdiğimiz Cer İstanbul projesi bu mimari anlayışa bir örnek.

Doğa ve tarihin tüm güzellikleri ile bir arada, az katlı çok değerli bir eser oluşturuyoruz. Projemiz, sahip olduğu geçmişin görkemini, geleceğin yaşamına taşıyor. Bir tarafında tarihi ve doğası, diğer tarafında ise Marmara Denizi’nin engin maviliklerine bakan Cer İstanbul’u şehre kazandırıyoruz. Projede doğal ahşap ve taşın yer aldığı detaylarıyla tarihin içinde zamansız bir duruş sergileyen, silueti bozmayacak bir yapı dili kullanırken, mevcut tarihi binaları tamamen aslına uygun bir şekilde restore ederek modern yaşam alanlarına dönüştürüyoruz.



Cer İstanbul, Osmanlı Dönemi’nde Altın Kapı olarak adlandırılan bölgede, Yedikule Hisarı’nın yanı başında inşa ediliyor. Konseptinde; 1871 yılından itibaren tarihi Yedikule Demiryolu Tesisleri’nin yer aldığı ve demiryolu araçlarının bakım – onarım faaliyetlerinin gerçekleştirildiği Cer Atölyeleri’nden ilham alınan Cer İstanbul, bu görkemli tarihe saygı ile bir sanat eseri olarak tasarlandı. Proje içerisindeki 5 adet 150 yıllık tescilli yapı restore edilerek loftlara dönüşüyor. 1.500 yıllık tarihi İstanbul Surları’nın yanı başında yükselen Cer İstanbul’un loftları, sofistike zevklerini yaşam alanına da yansıtmak isteyenler için gerçek loft deneyimini en seçkin şekilde sunuyor.