Kişisel Blog

Su Krizine Karşı NASA’dan Nasıl Destek Alınabilir?

Hepimizin bildiği ve yakından hissettiği gibi su krizi kapımızda. Küresel iklim krizi, değişen iklim şartları, ekstrem hava olayları, bilinçsiz tüketim ve doğal kaynakların kirletilmesi nedeniyle hızla büyüyen bu kriz, geleceğimizi her açıdan tehdit eder boyuta ulaşmak üzere. Hatta yüz milyonlarca insan bugün temiz suya ulaşamıyor. Bu da hayatı tehlikeye atıyor, hastalıkları ve gıda krizini tetikliyor. Yapılması gereken ise hem su kaynaklarını korumak hem de inovatif çözümlerle var olan kaynakları en verimli şekilde kullanmanın yollarını bulmak. İşte, bunu sağlamak için de NASA’nın bazı uygulamalarından ilham alınabilir.
 
Geçtiğimiz haftalarda NASA, su kaynaklarını izlemek ve temiz suya ulaşmak için kullandığı bazı yöntemleri paylaştı. Bu metinde yer alan yöntemlerle deniz suyu arıtma, havadan su yakalama gibi bazı sonuçlara da ulaşılabiliyor. Uzayda her su damlasının hayati önem taşıdığı düşünülürse NASA’nın farklı kaynaklar ve metotlarla temiz su elde etme çalışmalarının kapladığı alan daha iyi anlaşılabilir.
 
Örneğin tek yönlü su akışı sağlayan ve geri dönüşü önleyen çekvalf yani çek vanaları geliştirerek mikrobiyal çekvalf elde eden NASA, bu su dezenfeksiyon ünitesiyle uzay mekiğinde içme suyu elde edilmesini sağlıyor. Sistemin yıllar içinde geliştirilmesinin ardından bugün Hindistan, Pakistan ve Meksika başta olmak üzere birçok bölgede su arıtma amacıyla mikrobiyal çekvalflerden yararlanılıyor.
 
NASA’nın su kaynağı bulmak için yararlandığı yöntemlerden biri olan uzaydan görüntüleme radarları da yeryüzünde yeni su kaynaklarının keşfinde değerlendiriliyor. Öyle ki bu yolla Kenya’nın kurak bir bölgesinde yer altında trilyonlarca litre su kaynağı bulunmuş. Günümüzde bu teknoloji ile bulunan su kaynaklarında binlerce kuyu açılmış durumda.
 
Su Kaynağı Bulmak Kadar Arındırmak da Önemli
 
Tabii iş yalnızca su kaynakları bulmakla bitmiyor. Ardından bu kaynakları test etmek, arıtmak ve dönüştürmek de gerekebiliyor. Su testi için de NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda astronotların suyu test etmeleri için geliştirilen yöntemden yararlanılıyor. Yapılan bakteri testini basitleştirip yaygınlaştıran girişimciler sayesinde bugün mWater Surveyor isimli akıllı telefon uygulaması üzerinden onlarca ülkede içme suyu testleri yapılıyor, veriler kaydedilip paylaşılabiliyor.
 
Su kaynağının yetersiz olması nedeniyle arıtma ve filtreleme teknolojilerine de ağırlık veren NASA, suyun içindeki zararlı mikroorganizmaları ve diğer kirleticileri yakalamak için NanoCerm isimli bir filtreleme teknolojisi geliştirmişti. Günümüzde bu teknoloji ile kaliteli içme suyu elde edilebiliyor, endüstriyel su arıtma ve geri dönüşüm çalışmalarında başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Bunun dışında gümüş iyonlarla mikrobiyal kirletici maddeleri etkisizleştirmeyi başaran NASA, her ne kadar bu teknolojiyi kullanmasa da bu yöntemle göletlerden su depolarına kadar birçok noktada suyun arındırılmasına yardımcı olmuş durumda. Ayrıca NASA’nın desteklediği osmoz filtreleme yöntemi de bugün dünyanın birçok farklı bölgesinde atık suların temizlenmesini sağlıyor.
 
Bunların dışında NASA’nın yeraltı suyunu iyileştirmek için geliştirdiği farklı bileşenlerden oluşan çözeltiler, hem yeraltındaki kaynakların temizlenmesinde hem de tarımsal su kaynaklarının zararsız hale getirilmesinde kullanılıyor. Ayrıca suyun ne kadarının buharlaştığını ölçmek için uydulardan yararlanarak hesaplamalar yapan EEFlux adlı araç, bugün benzer uygulamalarla çiftçilerin buharlaşma hesaplamasına yardımcı oluyor.
 
Kısacası NASA, uzayın derinliklerine giden yolu daha güvenli kılma çalışmalarının birçok adımında Dünya’daki yaşamı da iyileştirecek çözümlere imza atabiliyor. Girişimciler de bu yöntemleri geliştirerek yeni çözümler üretiyor ve kullanıma sunuyor. Teknoloji ilerleyip bu alandaki yatırımlar arttıkça da yeni çözüm yollarına ulaşmamız da kaçınılmaz.
 
Girişimcilik
Şehircilik ve Çevre
İnovasyon