Kişisel Blog Sitesi

Girişim Denizinde Büyük Balık Olmak

Son dönemde start-up konusu herkesin gündeminde. Biz de ülke olarak bu konuda dünyayı yakalamaya çalışıyoruz. Bu konuda hem olumlu hem de olumsuz gelişmeler yaşanıyor. Startups.watch tarafından geçtiğimiz aylarda bu konuda bir araştırma yayımlandı. Türkiye’de girişimcilik hakkında istatistikler yer alıyor bu araştırmada. Ekonomik gelişmeleri yakından takip eden herkes gibi ben de bu araştırmayı inceleme ihtiyacı hissettim. Bazı rakamlar çarptı gözüme.
Türkiye’de girişimlere 2017 yılında 103 milyon dolarlık yatırım yapılmış. Bu rakam, 2015’te 65 milyon dolar, 2016’da da 51 milyon dolarmış. Yani bir yılda yatırım değeri iki kat artmış ve rekor kırılmış hem de bu dönemde. 160’tan fazla girişime yatırım yapılmış. Bu ülkemiz adına olumlu bir haber.

Üstelik bu 103 milyon dolar, bizi dünya yatırım liginde ikinci ligden birinci lige çıkarmış...
Yani Hollanda, Belçika İtalya, Polonya gibi biz de girişimler için ideal bir adres konuma geldik. Tabii süper ligdeki İngiltere, Almanya, Fransa ve İsveç’i yakalamamıza daha çok var. Bölgemizde ise Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail ile birlikte ilk 3’te yer alıyoruz. Bölgesel güç olabilmemiz için önemli parametrelerden biri.
Ancak hem bizde hem de dünyada girişimler için bir sorun var. Evet, girişimlerin doğum oranı yüksek; ama ölüm oranı da yüksek. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre başarılı sayılan girişimlerin yaklaşık yarısı 3 sene sonra kapanıyor, yani ölüyor. 5 sene sonra yarısından fazlası, 10 yıl sonra da 10 girişimden 7’si yok oluyor. Bizde de durum vahim. İki senenin sonunda girişimlerin neredeyse yarısı kapanıyor. Yani girişim kaynağı olduğumuz kadar girişim çöplüğüyüz de.
Ben de bu konu üzerine biraz düşündüm. Bu konuda yayımlanan raporları zaman zaman incelerim. Geçmişte yaşadığım tecrübeleri de göz önünde bulundurdum. Tüm girişimcilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar var.
Ürününüze ya da hizmetinize ihtiyaç olmalı. Moda oluşturabilecek kadar güçlü değilseniz ihtiyaç duyulan sektörde olduğunuzdan emin olun. Yani doğru analiz şart.
Ticarette kuraldır; sermayesiz yola çıkılmaz. Girişim başarılı olana kadarki süre boyunca yetecek sermayeniz olmalı.

Girişimcilikte hiçbir başarı kişisel değildir.
İyi bir ekip kurun. İyi liderlik kadar önemlidir bu.
Rakipleri ve piyasayı doğru analiz edin. Kim ne üretiyor, hangi firma ne tasarlıyor, ürün kimlere satılabilir, bilin.
Girişimcilik bir denizse bu denizde balık sayısı çok. Küçüklerin büyükleri alt etmesi üzerine kurulu doğal denge bu denizde de geçerli. Büyümek en önemli hedefiniz olsun.
Analitik düşünün, sistemli hareket edin. İyi bir harekat planınız yoksa ilerleyemezsiniz.
Sebepleri ve sonuçları doğru analiz edin. Bizde bilene danışmak pek yaygın değildir. Ancak siz gerektiğinde uzmanlardan destek alın.
Hepsinden önemlisi, sizce ürününüz istediğiniz alıcıya uygun mu? Belki de en önemlisi bu. Doğru ürün değilse yok olmanız kaçınılmaz. Tabii fiyat politikası da kaderinizi belirler.
Aslında girişimcilikte başarılı olmak için başarısız olmuş örnekleri incelemek en doğrusu. Nerede hata yapmışlar, siz olsanız o an ne yapardınız, hangi aşamada yöntem değiştirirdiniz buna karar verin. Bulacağınız her cevap, başarılı olmanız için bir kapıyı açar. Sayılardan korkmak yerine onları doğru okumayı bilin. İlerde gurur duyacağınız işleri ancak bu şekilde oluşturabilirsiniz.