Kişisel Blog Sitesi

Bir Girişimci Hata Yapmaktan Korkmamalı!

Ülkemizde 2017 yılında açılan işletme sayısı yaklaşık 74 bin olurken kapanan işletme sayısı da 15 bine yaklaşmıştı. 2018 yılında da benzer bir oran yakalandı. Yaklaşık 80 bin girişim hayata geçerken 11 binden fazla girişim de son buldu. Geçmiş yılların istatistiklerine bakarsak da benzer sonuçlarla karşılaşacağız. Yani daima yeni fikirler hayata geçer, yeni işletmeler açılır, yeni girişimciler ortaya çıkar. Kaçınılmaz olarak da bazı fikirler tutmaz, bazı işletmeler kapanır, bazı girişimciler zarar eder. Peki, bu durum girişimci olmak için bir engel teşkil eder mi? Yani zarar etme ya da hata yapma riski, kişiyi girişimci olmaktan uzak tutmalı mı; yoksa zaten girişimciliğin ruhunda hata yapma ihtimalini göze almak mı yatıyor?

Bir girişimci olarak diğer girişimcilere söyleyebileceğim ilk şey, cesur olmaları gerektiği. Tabii ki riskler üzerine düşünülüp hesaplar yapılmalı, kar-zarar beklentisi tartışılmalı ve iyi bir ön hazırlık yapılmalı. Ancak başarılı olabilmek için risk alınması gerektiği asla unutulmamalı. Çünkü girişimcilik, sonu kesin olmayan bir yoldur ve Tolstoy’un da dediği gibi tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir. Sizin de muhteşem bir hikayenin başkahramanı olmak için şehre birinin gelip sizi kurtarmasını beklemenize gerek yok. Yola çıkın ve kendi hikayenizin kahramanı olun.

Üstelik günümüzün en popüler, en büyük girişimcileri de risk alan, defalarca başarısız olan; ama asla pes etmeyip doğru bildikleri yolda yürümeye devam eden insanlardan oluşuyor. Birçok kez hata yapıp başarısız olsalar da tekrar denemekten korkmamak, her hatadan ders alıp yola emin adımlarla devam etmek, girişimciliğin ruhunun özünü oluşturuyor.

Mesela teknoloji devi Honda’nın kurucusu Soichiro Honda, başarısızlığın kitabını yazmış girişimcilerden biri. Aynı zamanda başarının da… Öyle ki “Başarı %99 başarısızlıktır.” diyecek kadar uzman bu alanda. Toyota için hazırladığı projeyle alay edilen, iş başvurusu reddedilen, kurduğu fabrika bombalanan Soichiro Honda, tasarladığı motorlu bisikletin üretimine sermaye bulmak için Japonya’daki 18 bin bisikletçi dükkanına tek tek mektup yazacak kadar da çılgın biri. Sermayeye katkı talep eden bu mektuplardan 5 bin tanesine olumlu cevap alınca da başarı kaçınılmaz olarak Honda’yı bulmuş.

Hata yapa yapa başarılı olan girişimcilerden biri de KFC’nin kurucusu Colonel Harland David Sanders. 87 dolar borç ile kurduğu işletmesinde yaptığı özel soslu tavukları satmak için tam 1008 restoran gezen ve hepsinden olumsuz cevap alan Sanders, 1009. restoranla anlaşınca hikayesi başlamış. Satılan her tavuktan elde ettiği 5 sent, birkaç yıl içinde milyonlarca dolarlık bir gelire karşılık gelmiş.

Günümüzde e-ticaret devi olan Alibaba.com’un kurucusu Jack Ma, başarıları kadar başarısızlıklarıyla da ünlü bir girişimci. Kendi anlattığı hikayesine göre Harvard’a 10 kere başvurup reddedilmiş, 24 kişinin başvurduğu bir firmada 23 kişi işe alınırken kabul edilmeyen tek kişi olmayı başarmış, 30 kere iş başvurusu yapıp hepsinde reddedilmiş. Ancak tüm bu başarısızlıklara rağmen pes etmemesi, ona başarının kapılarını sonuna kadar açmış. Birkaç yıl önce yaklaşık 20 milyar dolara Facebook’a satılan Whatsapp’ın kurucusu Brian Acton’ın, başarısız bir çalışan olduğu için Facebook ve Google dahil olmak üzere iş başvuruları defalarca reddedilmiş. O da kendi yolunda yürümeyi seçmiş ve sonuç ortada…

Kendi kurduğu şirkette görevine son verilen, yıllar sonra tekrar şirketin başına geçirilen ve teknoloji devrimine imza atan Steve Jobs, en başarılı başarısızlardan biri olarak tarihe geçeli çok oldu. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, Tesla ve SpaceX ile başka bir devrime imza atan Elon Musk, Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin de büyük ama korkusuz başarısızlardan bazıları. Kısacası bu girişimciler başarılı olmak için önce başarısız olmak ve bundan ders çıkarmak gerektiğinin canlı kanıtları. Girişimci adaylarının bu isimlerden alması gereken en önemli ders de korkusuz olmaları gerektiği.